“Özelleştirme ihaleleri Türkiye’nin arz güvenliğinin temel koruyucusu”

Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, Türkiye’de uygulanan özelleştirme politikalarının sorunları bulunduğuna dikkat çekerek, “Son dönem özelleştirmelerinin çoğunun iptal ya da iade ile sonuçlanmasının ardında, ihale teklif bedellerinin rasyonel olmaması yatıyor. İhale bedelleri, tahminlerin üstünde rakamlara ulaştığı için, ihaleyi kazanan yatırımcılar uygun kredi bulmakta zorluk çekiyor” dedi.

Enerji sektörünün oyuncularının bir araya gelerek sektörün sorunlarını, ihtiyaçlarını ve gelişim perspektifini tartıştığı, 14. Uluslararası Enerji Arenası, 24-25 Eylül 2012 tarihlerinde Conrad Oteli’nde gerçekleşti.

Stratejik-Teknik Ekonomik Araştırma Merkezi’nin düzenlediği, “Jeopolitik ve Finans Ekseninde Değişen Enerji Paradigmaları”nın tartışıldığı Arena’ya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, EPDK, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, ELDER gibi kurumlar ile enerji ve finans kuruluşlarının üst düzey yöneticileri katıldı.

Arena’nın ikinci günü düzenlenen “Geleceğin enerji arzını yönetmek; özelleştimeyi hızlandırmak, yeni yatırımları kolaylaştırmak” başlıklı panelde konuşan Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, özelleştirme süreçlerine ve yatırım ortamına eleştirel bir yaklaşım getirdi.

Türkiye’de uygulanan özelleştirme politikalarının sorunları bulunduğuna işaret eden Sinan Ak, özelleştirmelerde karşılaşılan ihale teklif bedellerinin olması gerektiğinden çok yüksek olduğunun altını çizdi. Ak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Son dönem özelleştirmelerinin çoğunun iptal ya da iade ile sonuçlanmasının ardında, ihale teklif bedellerinin rasyonel olmaması yatıyor. İhale bedelleri, tahminlerin üstünde rakamlara ulaştığı için, ihaleyi kazanan yatırımcılar uygun kredi bulmakta zorluk çekiyor. Yükümlülükler yerine getirilemediği için de ihale süreçleri uzuyor. Bunun sonucunda da hem ihaleye hazırlık maliyetleri ve teminat kayıpları nedeniyle yatırımcı mağdur oluyor hem de sektörümüzün liberalleşme süreci zarar görüyor.”

Sinan Ak, konuşmasında özelleştirmelerin başarıya ulaşması için çözüm önerilerine de yer verdi. Ak, özelleştirmelerde tekliflerin, tavan fiyat ya da muhammen bedel üzerinden verilmesinin sağlanması durumunda ihalelerin devirle sonuçlanmasının mümkün olacağını belirtti ve özelleştirme ihalelerine katılan tüm enerji yatırımcılarının fiyat konusunda özeleştiri yapması gerektiğini söyledi.

Özel sektörün özelleştirme öncesinde ciddi fizibilite çalışmaları yürütmek zorunda olduğuna da değinen Ak, ülkemizdeki özelleştirme takviminin bu tür çalışmalara imkan vermediğine dikkat çekti. Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak, “Özel sektör olarak, Özelleştirme İdaresi’nden, ihale sürecinde yatırımcıya daha fazla araştırma ve değerlendirme süresi tanımasını, her türlü bilgi ve veriyi şeffaflıkla sağlamasını rica ediyoruz. Özelleştirme sürecinin, sektörümüzün geleceğini olumlu ya da olumsuz etkileyecek faktörlerin başında geldiğini unutmamamız gerekiyor” dedi. Ak, enerji sektörünün Türkiye’yi ileriye taşıyacak lokomotif sektörlerden biri olduğunu belirterek, sektörün kısa zamanda liberal ve öngörülebilir bir yapıya kavuşmasının kamu sektörü kadar özel sektörün de görevi olduğunu vurguladı.

Sinan Ak, konuşmasında ayrıca özel sektör yatırımlarının, ülkemizin doğal kaynaklarını en verimli şekilde enerjiye dönüştürmek ve ekonomiye kazandırmak açısından önemli bir rolü olduğunu kaydetti. Zorlu Enerji’nin, 2008 yılında ADÜAŞ ihalesi ile devraldığı toplam 140 MW kurulu güce sahip 7 hidroelektrik, 1 jeotermal ve 1 doğal gaz santralinde yürüttüğü iyileştirme projeleri sonucunda üretimin verimliliğini ve sürekliliğini sağladığına da değinen Ak, rasyonel değerini bulan özelleştirme ihalelerinin Türkiye’nin arz güvenliğinin temel koruyucusu olduğunu sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir