RÜZGÂRDA ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR KONUŞULDU

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) 19 Şubat’ta kamu ve yatırımcıları bir araya getiren sektör toplantısı düzenledi. Sheraton otel’de gerçekleşen toplantıya ilgi büyüktü.TÜREB

Açılış konuşmasına “neden rüzgar enerjisi” diyerek başlayan TÜREB Başkanı Mustafa Serdar Ataseven, bunun gerekçelerini beş başlık altında topladı. İklim değişikliği ile ilgili olumlu etkisi, karbon salınımının azaltılmasına katkısı, yerli ve yenilenebilir kaynak olmasının rüzgarı tercih etmek için yeterli nedenler olduğunu söyledi.

Rüzgarın ucuz ve sürdürülebilir bir kaynak olduğuna dikkat çeken Ataseven, rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payının artmasının elektrik fiyatlarını da aşağı çekeceğini belirtti. Ataseven, son beş yılda atılan adımlarla Türkiye’nin sürdürülebilir bir rüzgar enerjisi sektörüne kavuştuğunu kaydetti. Daha önceki sektör toplantılarında gündeme gelen sorunların bir bir aşıldığını belirten Ataseven, bu toplantıdan beklentilerinin de orman izinlerinde yaşanan sıkıntıların çözülmesi olduğunu vurguladı. On aydan fazla bir süredir bekleyen rüzgar yatırımları olduğunun altını çizdi.

“2 Mayıs sendromu” sektörü yıpratır

Elektrik Piyasası Kanunu’nda yapılan değişiklikle 2 Mayıs tarihine kadar lisans için inşaat izinlerini almış projelerin devam edeceğini, izin alamayan projelerin  sona ereceğini hatırlatan Ataseven, bunun sektörde “2 Mayıs sendromu” yarattığını söyledi. Yüksek harç miktarları, belediye seçimlerinden dolayı bazı belediyelerin izinlerle ilgilenemediği, Çevre Bakanlığında yeniden yapılanma nedeniyle sürecin uzamasından dolayı yatırımcının sıkıntılı olduğunu belirtti. Yeni müracaatlar için ölçüm yapacak yatırımcıların ölçüm için ormandan izin alamadıklarını söyleyen Ataseven, 2015 müracaatlarında beklenen ilginin azalabileceğini kaydetti. EPDK ve Enerji Bakanlığı başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarından rüzgarın önününde engel teşkil eden konulara ışık tutulmasını istedi. Çeşme yarımadasında rüzgar yatırımları konusunda halkın tepkileri olduğunu ifade eden Ataseven, bu sorunun çözümünde kamudan ve sivil toplum örgütlerinden destek beklediklerini bildirdi.

TBMM Enerji Komisyonu Başkanı İ. Halil Mazıcıoğlu, rüzgardan elektrik üretmenin ekolojik dengenin bozulmadan korunmasına katkı sağladığını, yerli kaynak kullanımının ve enerji verimliliğinin artırılmasının Türkiye’nin büyüyen enerji ihtiyacının karşılanması açısından önemli olduğunu söyledi. Petrol, doğalgaz, kömür gibi kaynaklardan gereken enerjiyi karşılayamadıklarını ve bu nedenle ithal kaynaklara bağımlı olduğumuzu söyleyen Mazıcıoğlu, Türkiye’nin 48.000 MW’lık potansiyelini kısa zamanda devreye sokmak gerektiğini belirtti. Mazıcıoğlu, rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili yaşanan sorunların aşılması için her türlü desteğe hazır olduklarını kaydetti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, toplantıda yaptığı konuşmada, rüzgarın çevreyle dost bir enerji kaynağı olduğunu söyledi. Kalkınmanın önüne geçmek isteyen bazı yapıların rüzgara karşı bir kısım argümanlar geliştirdiğini belirten Yıldız, rüzgar gibi temiz bir kaynağa karşı duruşun izah edilemeyeceğini belirtti. Rüzgar enerjisinin çevresel etkilerine ilişkin yurtdışından bilgiler paylaşan Yıldız, İngiltere’de Kraliyet Kuşlarını Koruma Derneğinin yaptığı çalışmalara göre, rüzgar türbinlerinin kuşlar üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını vurguladı. İspanya’da 692 türbinin bulunduğu bölgede yapılan araştırmada, kuşların yıllık ölüm oranın türbin başına 0,13’ü geçmediğine işaret eden Yıldız, iki türbin arasındaki mesafenin 700 metre civarında olduğuna dikkat çekerek, kuşların buralardan rahatlıkla geçebileceğini ifade etti. ABD verilerine göre, her yıl binalara çarparak ölen kuş sayısının 1 milyar, taşıtlara çarparak ölen kuş sayısının 80 milyon civarında olduğunu söyleyen Yıldız, “Rüzgar santrallerinin kuşlarla ilgili ciddi bir ölüme yol açmadığının altını çizdi.

Rüzgarın kurulu güçteki payı yüzde 4,5  oldu

Rüzgar santrallerinden elde edilen elektriğin, konut abonelerinin yarısından fazlasının 1 yıllık elektrik ihtiyacını karşıladığına dikkat çeken Yıldız, rüzgar santrallerinin kurulu güçteki payı yüzde 4,5’e,  üretimdeki payı yüzde 3,5’e yaklaştı. Yalnızca 7,5 milyar KW/sa geçtiğimiz yıl rüzgar santrallerinden elde ettiğimiz enerji, Antalya’nın 1 yılda tükettiği enerjiye denk geliyor. Rüzgar santrallerinden 11 yılda yaklaşık 24 milyar kilovatsaat elektrik ürettik. Bu enerjinin yarısı son 2 yılda üretildi. Bu sayede yaklaşık 2,5 milyar dolarlık doğal gaz ithalatını önledik. Bu doğal gaz konut abonelerimizin 1 yıllık ihtiyacının yarısına karşılık geliyor. Yaklaşık 4 milyon kombi ve doğal gaz abonesine karşılık geliyor.” dedi.

Yatırımlar devam etmeli

Türkiye’nin siyasi istikrarıyla her zaman oynamaya çalışanlar olduğunu ifade eden Yıldız, 17 Aralık sonrasında Türkiye’de mali olarak bir kısım sıkıntılar oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Yıldız, rüzgar sektörünün bu süreçten zarar görmediğini bildirdi.

Yatırımcılara, yatırımlarına devam etmelerini tavsiye eden Yıldız, 2014 yılı içinde 1000 MW’lık santralin devreye girmesini beklediklerini dile getirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir