TÜRKİYE, AVRUPA’NIN EN BÜYÜK 3 GAZ PAZARINDAN BİRİ OLACAK

Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) tarafından organize edilen “Türkiye’nin Enerji Merkezi Olma Yolunda TANAP Projesinin Rolü?” konulu yuvarlak masa toplantısı 14 Şubatta Maslak Sheraton Otel’de gerçekleşti.

HASEN

SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı Samir Kerimli, BP Türkiye Başkanı Bud Fackrell, EWE Enerji AŞ Genel Müdürü Bekir Sami Acar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin’in konuşmacı olarak hazır bulunduğu toplantıya akademisyenler, iş adamları ve basın mensupları katıldı. Yuvarlak masa toplantısının moderatörlüğünü HASEN Strateji ve Politika Koordinatörü Efgan Nifti yaptı. Toplantıda Hazar doğal gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan TANAP’ın önemi, projenin enerji merkezi olmayı hedefleyen Türkiye için ne anlam ifade ettiği ve Avrupa’nın enerji ithalatında Güney Gaz Koridoru’nun rolü tartışıldı. Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) ve Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR)’ın tanıtım filminin gösterilmesinin ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren HASEN Strateji ve Politika Koordinatörü Efgan Nifti, Hazar Strateji Enstitüsü’nün 1 yıl önce kurulduğunu ve bu süre zarfında 3 büyük forum düzenleyerek bölge liderlerini bir araya getirdiklerini ifade etti.

Toplantıda konuşan SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı Samir Kerimli, TANAP’ın Türkiye ve Azerbaycan için fırsat olduğunu, yaklaşık 600 milyar metreküp ihtiyacı olan Avrupa için 100 milyar metreküplük bir gaz açığının söz konusu olduğunu anlattı. Bu açığın, en önemli kısmı TANAP olan Güney Enerji Koridoru ile kapanacağını belirten Kerimli, “Güney Enerji Koridoru Azerbaycan, Orta Asya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz gaz rezervlerinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını gerçekleştirecek bir koridor. Bunu da Türkiye üzerinden geçerek gerçekleştirecek. Gaz talebinin ancak yeni bir koridor açılarak giderilebileceği görülüyor. Azerbaycan ve Türkiye, BP ve Şah Deniz Konsorsiyumu ile birlikte ön yatırım kararını verdi?” dedi. TANAP’ın finansmanı öz kaynaklardan karşılanacak TANAP’ın Türkiye’nin enerji güvenliğini sağlayacağını, Türkiye’yi enerji merkezi haline getireceğini ve Türkiye ile Azerbaycan’ı, Avrupa ve Balkanlar’ın enerji güvenliğinde söz sahibi yapacağını dile getiren Kerimli, toplam yatırımı yaklaşık 12 milyar dolar olacak, bin 841 kilometrelik ve 20 ilden geçecek hattın, teknik imkanları zorlayacak çok büyük bir proje olduğunu belirtti. “2018?de ilk gaz geçişini sağlamayı planlıyoruz” diyen Kerimli, TANAP’ın Türkiye’de Eskişehir ve Trakya olmak üzere iki gaz çıkışı olacağını, Türkiye’nin bu iki noktadan gaz alabileceğini belirtti. Boru hattının kamulaştırma işlemlerini BOTAŞ’ın yaptığını ifade ederek, projenin yüzde 30?unun Türkiye’nin, yüzde 58?inin SOCAR’ın ve yüzde 12?sinin de BP’nin olmasının planlandığını belirten Kerimli, projenin tamamen öz sermayeyle yapılacağını, Azerbaycan ve Türkiye’nin anlaşmayı 7 ay gibi çok kısa bir sürede yaptığını anımsattı. ÇED çalışmalarının çok hızlı ilerlediğini dile getiren Kerimli, “31 Ağustosta ÇED raporunu almayı hedefliyoruz? dedi. Türkiye’nin doğalgaz talebi 2035?e kadar %60 artacak BP Türkiye Başkanı Bud Fackrell ise yaptığı konuşmada Avrupa’daki gaz talebi ve TANAP’ın ilerleme aşamalarına değindi. Fackrell, AB’deki enerji talebinin 2035 yılında yüzde 6 düşeceğini ancak, doğal gaz talebinin yüzde 17, enerji ihtiyacının ise yüzde 9 artacağını, yenilenebilir enerji payını yüzde 13’den yüzde 34’e çıkaracağını vurguladı. Fackrell, “Avrupa’daki denklemde yenilenebilir enerji gittikçe daha fazla pay almakta… 2035 yılında doğal gaz kömürün yerini alacak. Buradaki anahtar nokta şu, 2035 yılında doğal gaz üretimi AB’de yüzde 46 oranında düşüyor. AB gittikçe daha büyük bir doğal gaz ithalatçısı olacak” dedi.

Türkiye’de de doğal gaz talebinin 2035’e kadar yüzde 60 artacağını belirten Fackrell, TAP ve Güney Gaz Koridoru’nun, bu gaz talebini karşılamak için tanımlandığını aktardı. Fackrell, 2014 yılının TANAP açısından önemli olduğuna dikkat çekerek, “Nihai yatırım kararını verdik. 2014 yılında da son derece önemli gelişmeler olacak. İlk olarak ikinci çeyreğin başında temel mühendislik ve dizayn çalışmaları bitecek, daha sonra maliyet ve takvim tahmini bitecek. Detaylı mühendislik ve tasarım konularına da 2014 yılında girilecek. Son olarak da uzun vadeli sözleşmeler yapılacak” şeklinde konuştu. Bu yıl “BP Enerji Bakışı 2035” adlı bir rapor yayınladıklarını hatırlatan Fackrell, kaya gazının ise Avrupa’ya büyük bir etkisi olacağına inanmadıklarını, yeterli sayıda tedarik sağlayacağını düşünmediklerini ifade etti.

TANAP Türkiye’nin konumunu güçlendirecek EWE Enerji AŞ Genel Müdürü Bekir Sami Acar ise Türkiye piyasası, mevcut koşullar, sorunlar ve TANAP’ın piyasaya katkısına dair değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin geçtiğimiz yıllarda tüm dünyada en fazla performans gösteren enerji piyasalarından biri olduğunu belirten Acar, şebekelerin gazla nispeten daha geç tanışması ve yatırımların da son 10 yıllık dönemde gerçekleşmesi sonucunda 20 milyar metreküp seviyelerinden 45-50 milyar metreküp bandına gelindiğini aktardı. Türkiye’de hala büyüme potansiyelinin olduğunu ve hala Anadolu’da ağ penetrasyon oranlarının yüzde 50-60’lar seviyesinde bulunduğunu dile getiren Acar, “Önümüzdeki dönemde tahminlerimize göre 10 milyon yeni konut abonesi şebekeye bağlanacak. Aynı şekilde elektrik sektöründen de talep artışının devam edeceğini öngörüyoruz. Türkiye’yi, önümüzdeki yıllarda, geçmişteki kadar büyük adımlarla büyüme olmasa da istikrarlı bir şekilde büyüyerek, 10 yılın sonunda 60 milyar metreküpe çıkabilecek bir talep dinamiği var” diye konuştu.

Yüksek talep artışının ve gelecekteki potansiyel büyümenin Türkiye’yi cazip bir pazar haline getirdiğini, civardaki yeni gaz kaynaklarının en büyük hedef pazarlarından birinin de Türkiye olduğunu belirten Acar, Türkiye’nin sadece bölgesinin değil Avrupa’nın da büyüme kaydeden en büyük pazarlarından biri olduğunu dile getirdi. “Türkiye bu tempoyla giderse, önümüzdeki senelerde Avrupa’nın en büyük 3 gaz pazarından biri olacak” diyen Acar, piyasanın gelişmesi ve ileride enerji hubı olması önünde bulunan sorunları ve yapılması gerekenleri şu sözlerle özetledi: “Bunların başında geleni, fiyat reformunun gerçekleştirilmesi konusu… Bunun dışında uzun zamandır beklediğimiz yapısal ve hukuki düzenlemeler var. Bunların en önemlisi BOTAŞ’ın ayrıştırılması, enerji borsasının kurulması konusu. Bizi kısıtlayan diğer bir konu da iletim şebekesi üzerindeki kısıtlar ve genel olarak şebekenin erişilebilirliği konusu. Bütün bunlar piyasanın bir sonraki aşamaya geçmesi konusunda engel oluşturuyor.” TANAP’ın piyasaya çok büyük katkılarının olacağının altını çizen Acar, “Bir kere Türkiye’nin yüksek talep artışını karşılaması lazım ki TANAP’ın en temel faydası bu. Diğer konu, Rusya’ya oldukça bağımlıyız, çeşitlendirme anlamında daha iyi bir noktada olabileceğiz TANAP’la. Türkiye’nin daha fazla imkânı olacak ve satıcılar nezdinde Türkiye’nin konumunu güçlendirecek” diye konuştu.

 TANAP 21. asrın projesi olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sefa Sadık Aytekin de 2014’ün doğal gaz piyasası açısından Türkiye’nin çok önemli kararlar alması gereken bir yıl olması gerektiğini belirterek, “Bu kararları liberalleşme doğrultusunda gerçekleştirmemiz lazım ki Türkiye’nin enerji hub’ı olması noktasındaki hedefimizi gerçekleştirelim” dedi. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Projesine “Asrın Projesi” denildiğini hatırlatan Aytekin, “Bence TANAP da bu noktada 21. asrın projesi olacak ve Azerbaycan ve Türkiye arasındaki işbirliğini daha da ileri noktaya getirecek” diye konuştu. Aytekin, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Türkiye’nin enerji talebindeki artış, önümüzdeki 29 yıl içinde yüzde 60’ın üzerinde artacak ve Türkiye’nin enerji hub’ı olmak gibi önemli bir hedefi var ve biz bu hedefi, TANAP ile şu temele oturtacağız; Azerbaycan Türkiye’nin en düşük maliyetli ve en stratejik gaz tedarikçisi. Enerji hub’ı hedefini bu temel üzerine kurmak istiyoruz. Türkiye, 30 yıldan az bir süre zarfında geldiği noktada, doğalgaz kaynak çeşitliliğini, Rusya, Azerbaycan ve İran’dan boru hattıyla ve Cezayir ve Nijerya’dan da LNG ile temin etme noktasında çeşitlendirdi.”

Gelecek 10 yıl enerji açısından Türkiye için oldukça önemli bir şans Toplantının soru cevap kısmında ise Türkiye’nin enerji üssü olabilmesi adına yabancı yatırımlara sağlanan fırsatlarla ilgili bir soruyu yanıtlayan Aytekin, gelecek 10 yılın enerji açısından Türkiye için oldukça önemli bir şans olduğunu, TANAP gibi yeni kaynakların Türkiye’ye yöneldiği bir dönemin olduğu yanıtını verdi. Aytekin, “Botaş, TANAP’a yüzde 30 ortak. Türkiye’nin 2023’teki enerji ihtiyacını karşılamak için 120 milyar dolarlık bir yatırım yapılması gerekiyor. TANAP tek başına bunun yüzde 10’unu karşılayacak. BOTAŞ’ın yakın dönemde 6-7 milyar dolarlık yatırım yapması lazım. Bu konuda hazırlıklar yapılıyor. BOTAŞ ikili veya üçlü yapıya ayrılacak bu sayede BOTAŞ’ın daha esnek olacağını düşünüyorum” dedi. Türkiye’nin enerji konusunda merkez olması noktasındaki en büyük engelin fiyat mekanizmasının yeterince oluşmaması olduğuna vurgu yapan Aytekin, özel sektörün önünün açılmasının gerektiğini söyledi.

Kapasite artırımı konusunda olabilecek ek kaynaklar konusundaki bir soruyu yanıtlayan SOCAR Türkiye Birinci Başkan Yardımcısı Samir Kerimli ise “Azerbaycan’da büyük bir gaz rezervi var. Ama ileride Orta Asya’dan gelecek gaz kaynaklarına TANAP da her zaman açık olacaktır. Burada en rasyonel proje de TANAP’tır.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir